Bugün Eryaman'a gitmek için evden çıktım.Yokuşa karşı yürürken trafik ışıklarına epeyce bir mesafe vardı ve Kızılay'a gitmek için binmem gereken dolmuş yavaşladı.Benimse sıcakta o kadar yokuşu çıkıp dolmuşa binmem biraz zor gibiydi.Ben koşmaya başladım, dolmuşçu yavaşladı.Benim geldiğim tarafa bakıyordu camdan.Bense yokuşu çıkarken adama el kaldırsam beni fark eder mi diye düşünürken yavaşladım.Sonra dolmuş da usul usul ana caddeden aşağı doğru süzülmeye başladı.O anda aklımdan o kadar fazla alternetif saçma fikir geçti ki.Alt tarafı Kızılay'a gideceğim.Benim yaptığımda tabiri caizde mallık.Madem bineceksin el kaldır adam beklesin.Diğer taraftan ise dolmuşu kaçırıp arkasından yenisi nasılsa gelecek deyip sıcakta beklemekten de hoşlanmayıp saçma sapan bahaneler üretmek.Biraz dikildikten sonra dolmuşa binip Kızılay'a gittim sonunda.Oraya geldikten sonra otobüse binmek için ego kartı almak için metro istasyonuna girdim Kızılay'da.Yeraltında yürürken aylardır görmeyi hayal ettiğim kişiyi gördüğümü sandım.Yüzünü net seçemedim.Zira güneşli bir yerden ışıkların hakim olduğu kapalı bir yere girince gözlerimin yeni yere alışması birkaç dakika alabiliyor.Neyse karşıdan gelen pembe body giymiş kişiyi o sandım ya da oydu.Sezilerime göre o olma ihtimali daha baskın gibi.Aylardır olmasını istediğim karşılaşma hiç olmadık bir anda gerçekleşebilirdi.O anda dizlerimin titrediğini ve kalbimin haddinden fazla çarptığını kulaklarımda hissettim desem yeridir.Şimdi karşıdan gelen kişi -karşıma aniden çıktı ve yüzünü bir türlü göremedim- aylardır kurguladığım karşılaşmanın başrol oyuncusuydu.Bu belirsizlik içinde dizlerimde bir titreme oluşmasına rağmen hiç o tarafa bakmadan yoluma devam ettim.Buraya kadar ikinci mallık puanımı da aldım,kabul.Bu direkt geçişte o kişinin buluşmak için sürekli zaman kararlaştırmamıza rağmen- ki buluşmamız gerek fazlasıyla bu kadar zamandan sonra- onun sürekli bahaneler üretip işi çıkmaza sürmesi, bundan iki hafta önce onu akşam yemeğine davet etmeme rağmen tenezzül edip de bir cevap bile yazmaması o muğlak anlarda başımı sol tarafa bir şekilde de olsa çevirmeme engel oldu.Onu son kez aramak gibi aptalca bir niyetim vardı, şimdi ise ne yapmam gerek,bilmiyorum gerçekten içinden çıkamıyorum.İşte böyle aptalca çelişkiler içinde ne olduğu belli olmayan garip olduğu kadar da yaralayıcı ayrımlar içinde buluyorum kendimi.Burada kendim kadar onunda payı var elbette.Kimseye kıyak geçmiyorum; ancak buna benzer durumları başka olaylar içinde yaşıyor olmam kendimle ilgili sorunlarım olabilir sorusunu akla getiriyor.Şu kpss bitsin Samsun' a döndükten sonra bir tatil belki beni kendime getirebilir.
Bu da şarkımız...Almora 'dan, yeri ayrıdır bende..
bizim oraya gelmişsin resmen :D yazı gözümde bi film sahnesi gibi canlandı. biraz da how i met your mother ı anımsattı :D
YanıtlaSil(ps: ben bi kitabı bi günde bitiren hatun)
Hiç sorma aynen dizideki gibi saçma salak bir halim vardı.Göksu Park'a gitmiştik.Sen Eryaman'da mı oturuyorsun yoksa ??
YanıtlaSilyeap :D göksu park 5 dakkalık yer. ya da 6.
YanıtlaSilbazen bende fondan cnbc-e dizilerindeki gibi şarkı duyuyorum falan :D oluyo arada.. :D
Güzel bir yer Ankara ölçeğinde.Ben aslında Samsunluyum.Bizim orada Doğupark diye bir yer var onun biraz daha büyük hali.Sonuçta deniz olan yerde büyüdük, çok farkettirmez beni ;ancak Ankaralılar için büyük nimet.Gerçi dün gittik ama mangal dumanından zehirlenecektim neredeyse.
YanıtlaSilBen Çankaya 'dan dışarı çıkmam, onu anladım.Eryaman hem uzak hemde ne bileyim farklı geldi.Zaten yolda geçti 2 saatim.Çankaya iyi iyi.;=)
ahahah :D evet bize göre de çankaya öyle, şehir dışı falan :D
YanıtlaSil