Sizin alınız al inandım / Morunuz mor inandım / Tanrınız büyük amenna / Şiiriniz adam akıllı şiir / Dumanı da caba / Ama sizin adınız ne / Benim dengemi bozmayınız.
28 Mayıs 2011 Cumartesi
Memnun Oldum
Aslında ben istediğimde çok güzel yemek yapabiliyormuşum.Üzerinde çalışmaya değer olduğunu düşünüyorum.Ne de olsa yemek yapmak görsel sanatlar içinde son zamanda öne çıkıyor.Durmak yok, yola devam ;=)))
27 Mayıs 2011 Cuma
Mim by Rory
Bu hafta sevgili Yasemin, nam-ı diğer Rory, benim mimlemiş.Madem öyle bende gerekeni yerine getireyim.Rory'nin sorusu: Ben küçükken..... sanıyordum.Cevaplamak için hafızamı yoklamam gerekti; yinede bir şeyler buldum,
Ben küçükken tanrının beyaz sakallı, elinde asası bulunan ve bulutların üzerinde yaşayan biri olduğunu sanırdım.
Ben küçükken Barış Manço'nun süper kahraman olduğunu sanırdım.
Ben küçükken denizden bir kova su alınca denizin azaldığını sanırdım.
Aklıma gelenler ilk olarak bunlardı.Gerçi çocukken özellikle 3-7 yaşları arasında bu türden şeyleri düşünülmesi çok doğaldır.Bu döneme Psikoloji'de İşlem Öncesi Dönem derler.Onun için hor görmemek lazım o yaşlarda olanları.Buradan Yasemin'e teşekkür ederim.Bu arada Bi kitabı bi günde bitiren kız beni mimlemişti.En kısa zamanda ona da cevap yazacağım.
Ben küçükken tanrının beyaz sakallı, elinde asası bulunan ve bulutların üzerinde yaşayan biri olduğunu sanırdım.
Ben küçükken Barış Manço'nun süper kahraman olduğunu sanırdım.
Ben küçükken denizden bir kova su alınca denizin azaldığını sanırdım.
Aklıma gelenler ilk olarak bunlardı.Gerçi çocukken özellikle 3-7 yaşları arasında bu türden şeyleri düşünülmesi çok doğaldır.Bu döneme Psikoloji'de İşlem Öncesi Dönem derler.Onun için hor görmemek lazım o yaşlarda olanları.Buradan Yasemin'e teşekkür ederim.Bu arada Bi kitabı bi günde bitiren kız beni mimlemişti.En kısa zamanda ona da cevap yazacağım.
25 Mayıs 2011 Çarşamba
Ahh Şu Kadınlar
"Kadınlar güzelliği unutunca nefret etmesini öğrenirler." der Nietzche.Bu akşam Kızılay'da yürürken havanında güzel olmasıyla kendini yaza adapte eden bir hatun çok çok kısa bir short giymiş bir halde sallana sallana yürüyordu.Sonuçta algıda seçicilik yaratan bir durumdur bu.Benim dikkatimi çeken ise karşıdan gelen kadınların neredeyse hepsinin kızın bacaklarına uzunca bir süre odaklanmalarıydı.Neredeyse kadınlar, kadınları erkeklerden çok daha kesiyorlar.Üstelik kızın bacakları da pek o kadar da güzel değildi.Benimde bakışlarındaki o nefret halini çok iyi bir şekilde gözlemleme şansım oldu.Arkasından da Nietzche'nin söyledikleri geldi.Sanırım kendisi uzun yıllar öncesinden olacakları doğru çözümlemiş.Daha ne denir ki ..
22 Mayıs 2011 Pazar
Ağır Roman
Savrulurken raconun kırmızı pelerini o zarif öfkeye, zamanki sana hasta olmuş incelikli haytasın.Raksederken mahallenin maşallahı, eyvallahı.Güzelleş be oğlum, şimdilik ölümüne kadar hayattasın,Şimdilik ölümüne kadar hayattasın.
21 Mayıs 2011 Cumartesi
Birgün Sonra (*)
Bir dilin yaşayan yaşamayan bütün kelimelerini ezberlediğim günün ertesinde, benim de sesimi duyacaksın.O gün yağacak yağmurdan kork !
20 Mayıs 2011 Cuma
Hep Böyle
Tunalı ve Kuğulu Park civarlarına nedendir her gittiğimde yağmur yağıyor.Bunu iyiye mi yoksa kötüye mi yormalı ??
19 Mayıs 2011 Perşembe
Bir dilim mavi var bahara ..
Hafta arasına zorla sıkıştırılmış gereksiz bir tatil gününden bildiriyorum.Sabah kalkıp kahvaltı yaptığımdan bu yana üzerimde garip bir ağırlık var.Dün akşamdan bugün için çok ders çalışmak gibi planlarım vardı, duraksamadan.Kahvaltıyı bitirip dersin başına oturunca dün akşamki kudretimi düşünüp alay ettim kendimle.Bugün, sanki istediklerimi yapamamam için üzerime abanıyordu.Bayağı bir süre ders çalıştım aslında.İstemeden de olsa bunalıyorum, içimden kendimi dışarı atıp nefesim kesilene kadar koşmak geliyor.İçimde kaynayan hain ve bir o kadar da ağır hisler/düşünceler var ki...Kendimi zorla hapsedilmiş ve mahkemeye çıkamayacak biri gibi görüyorum.Çözüm önerilerim var; ancak bir türlü üzerimdeki ölü toprağını atamıyorum ve bu da delirtiyor beni.Kuzenimde nişanlısının yanına gitti ve beni bir başıma bıraktı evde.Tatil günlerinden nefret eder mi bir insan ? Ben ediyorum arkadaş.Aklıma ziyan olan bulutlu/kapalı hafta sonları geliyor, kahroluyorum.
Ankara'da havalar ısındı gibi bir şey.Ben şu anda Vega dinliyorum.Ankaralı bir gruptur ve kış mevsiminde dinlenecek güzel şarkıları vardır onların.Ben hala kendime baharı getiremediğimden kendimi buzlara hapsolunmuş bir halde buluyorum.Tek bir isteğim var.Ankara'dan ayrılacakken burada güzel iz bırakmak.Ben bu cümleyi somutlayacak kişiyi de biliyorum.Haftalardır zihinsel senaryolarla bunu hayata geçirmek fikri ile son derece uygunsuz ve saçma bir zaman dilimi içinde bir araya gelmemizin hoyratlığı içinde adeta parçalanıyorum.Bunları yazarken de bu parçalanışın yansımaları da son derece belirgin üzerimde.Keşke başka bir zamanda karşılaşsaydık.Dün sınavdan çıktıktan sonra beraber oturduğumuzda ve konuştuklarımızla aklımdan geçenlerin ne kadar da gerçekle uyumlu olduğunu bir kez daha gözlemledim üzülerek.Üstelik seninde kendinle ilgili ortaya koyduklarında benim geleceği görme konusunda ne kadar da haklı olduğumu gösterdi.Evet, zaman güzel geçti.Ben hala aklımdakileri gerçekleştirebileceğimize kendimden çok inanıyorum ve bu bozkır kentinin bendeki en güzel izini yaratıyorum senin karşında.Sen farkına varmadan yapıyorum tüm bunları.Ertelenmişlikleri ve gerçekleşmeyecekleri fikri varya; belki bunlar getirecek beni karşına.Tüm saçmalık ve çılgınlıkları elimin tersiyle parçalacağım.İşte o gün aldığım nefes içimi tam anlamıyla dolduracak.
Ankara'da havalar ısındı gibi bir şey.Ben şu anda Vega dinliyorum.Ankaralı bir gruptur ve kış mevsiminde dinlenecek güzel şarkıları vardır onların.Ben hala kendime baharı getiremediğimden kendimi buzlara hapsolunmuş bir halde buluyorum.Tek bir isteğim var.Ankara'dan ayrılacakken burada güzel iz bırakmak.Ben bu cümleyi somutlayacak kişiyi de biliyorum.Haftalardır zihinsel senaryolarla bunu hayata geçirmek fikri ile son derece uygunsuz ve saçma bir zaman dilimi içinde bir araya gelmemizin hoyratlığı içinde adeta parçalanıyorum.Bunları yazarken de bu parçalanışın yansımaları da son derece belirgin üzerimde.Keşke başka bir zamanda karşılaşsaydık.Dün sınavdan çıktıktan sonra beraber oturduğumuzda ve konuştuklarımızla aklımdan geçenlerin ne kadar da gerçekle uyumlu olduğunu bir kez daha gözlemledim üzülerek.Üstelik seninde kendinle ilgili ortaya koyduklarında benim geleceği görme konusunda ne kadar da haklı olduğumu gösterdi.Evet, zaman güzel geçti.Ben hala aklımdakileri gerçekleştirebileceğimize kendimden çok inanıyorum ve bu bozkır kentinin bendeki en güzel izini yaratıyorum senin karşında.Sen farkına varmadan yapıyorum tüm bunları.Ertelenmişlikleri ve gerçekleşmeyecekleri fikri varya; belki bunlar getirecek beni karşına.Tüm saçmalık ve çılgınlıkları elimin tersiyle parçalacağım.İşte o gün aldığım nefes içimi tam anlamıyla dolduracak.
18 Mayıs 2011 Çarşamba
Çelişki
Seninle konuşacaklarımı tasarlıyorum zihnimde.Bir yandan nasıl anlatsam derdindeyim, diğer yandan senin korkularından sıyrılıp benim söyleyeceklerimle ne kadar bütünleşebileceğini düşünüyorum.Elinde ne var diye soran olursa; istemeden de olsa hiç demek kadar ağırıma giden bir şey de yok hani.Beni üzen bir boyutta böylesine zor ve absürd bir dönemde karşılaşmamız.Basit bilinçlerin korkuyla kaçacakları adımları, bu kadar hassas olarak tanımladığın bir dönemde birlikte pek bir kolaylıkla devirebilecek bilince ve cesarete sahip oluşumdan haberin olduğu anı anlatabilecek zaman dilimini canlandırıyorum.Belki çılgınlık gibi gelecek sana, ben ise her türlü alt kombinasyonu idrak edecek ve önümüze çıkacak her türlü saçmalık dolu engeli akıllıca dağıtacağımı bilmelisin.Keşke başka bir zamanda karşılaşma şansımız olsaydı diyorum ; ancak bu handikapı bile arkalarda bırakmak zor olmayacak ,eminin.Umarım bu yazdıklarım karşında somutlanır ve kendini bu cümlelerin içinde bir okyanus maviliğinin sarhoşluğunda yüzer bir halde bulursun.
15 Mayıs 2011 Pazar
Tuğrul Bostancı Aforizmaları -1
"Kadınların en sevdiği erkek parfümü şişesinin üstüne aşk yazan para kokusudur." diyor sevgili dostum Mehmet Tuğrul Bostancı.
Kadınların hayatta yaptıkları anlamsız seçimleri ve düşlediklerini yaşamda çelişkiler olarak yaşamaları üzerine oldukça derin analizlerimiz var.Bunların devamı gelecek.
Kadınların hayatta yaptıkları anlamsız seçimleri ve düşlediklerini yaşamda çelişkiler olarak yaşamaları üzerine oldukça derin analizlerimiz var.Bunların devamı gelecek.
10 Mayıs 2011 Salı
Girdap
İçimden bir şeyleri parçalamak, yok etmek geliyor.Aklımda dolaşan onlarca fikirden senaryolar yazıp bunların sapır sapır rüzgarda dağılmaları var ya artık beni zıvanadan çıkardı.Çok kolay sinirlenmeyen ve fevri hareketlerde bulunmayan biri olarak bunları yazıyor oluşum bile bana sinyal veren birtakım şeylerin olduğunu anlatıyor.Zira koşullar içerisinde her zaman çözüm üretmeyi seçmekle birlikte; her yarattığım alternatifin gözlerimin önümde umarsızca eriyor olmasından kahroluyorum artık.Kabul, iyi bir halde değilim ve motoru rolantide çalışan bir arabadan hiçbir farkım yok.Zihnimde oluşanları analiz edip ileriye dönük çıkarsamaların, beynimi geçtim etrafımı saran zincirler gibi oluşu ağır geliyor artık.Koşullar belki de istediğimiz süreci baltalıyor olabilir; ancak yinede kalenderliği korumak, bilmiyorum.Olması gereken kırılmalar, temel sorumuz bu mudur ?
Kafam o kadar bulanık ki doğru sözcük ve imgeler sanki bataklığın derinlerine iniyor da ben onları kaybediyorum gibi geliyor.Zihnim çöplükten farksız, peki sonra..
Kafam o kadar bulanık ki doğru sözcük ve imgeler sanki bataklığın derinlerine iniyor da ben onları kaybediyorum gibi geliyor.Zihnim çöplükten farksız, peki sonra..
8 Mayıs 2011 Pazar
Mimlendim, polis beni arıyor =)
Geçen hafta İzmir'de iken Sevgili " Bi kitabı bi günde bitiren kız " -adını bilmiyorum hala- beni mimlemiş.Bu platformda daha önce mimlenenleri okumuştum.Bize de varmış bu günleri görmek.Aslında detaylarını çok bilmesem de mimlenen bloglardan aşırdığım sorularla gerekeni yapmak boynumuzun borcudur bu saatten sonra.Dersime çalıştım, hazırım artık..
En sevdiğim 3 görsel : Bulutlu gökyüzü, kar yağışı, yakamoz.
En sevdiğim 3 ses : Bass gitar sesi, dalga sesi, karakterli kadın sesi
En sevdiğim 3 tat : Profiterol, kuzu etiyle yapılmış pilav, bergamotlu siyah çay
En sevdiğim 3 koku : Çilek kokusu, kekik kokusu, karakterli kadın sesi
En sevdiğim 3 his : Aşık olmak, çok yorgun iken kendimi yatağa serbest bırakış, değer verildiğini hissediş
En sevdiğim 3 şehir : Londra, Moskova, Prag ( hala gidememiş olsam da )
Blog açma hikayem : Betusens ' in teşvikiyle oldu denilebilir.Yazan tanıdıklarım vardı Samsun'da.Bende o sıralar yazdığım yazıları facebook'ta yayınlarken "Hikayeden Blog" bana gel bizde de yaz dedi.Bende böylelikle ilk adımı atmış oldum bu mecraya.Arkasından neden ben de kendimce yazacağım kişisel bir blogum olmasın diyerek "Hayat Markajı" nı açtım.Amacım hayatı markaja almak ve o kesitleri yazıya farklı biçemlerde yansıtmaktı.Adını verirken diyalektik bir soru vardı zihnimde.Hayatmı beni markaja alacak, ben mi hayatı ?
Bazı soruların cevapları hep muğlaktır böyle.Olsun, şu an da burada yazmak, yeni insanları tanıyıp yeni sulara demir almak bile önemli bir kazanımdır benim ölçülerimde.Hayatı markaja almaya elimizden geldiğince çalışacağız.Buradan bi kitabı bi günde bitiren kız'( adını da öğrenebilirsek ) a bu mim'den dolayı tekrar teşekkür ederim.
En sevdiğim 3 görsel : Bulutlu gökyüzü, kar yağışı, yakamoz.
En sevdiğim 3 ses : Bass gitar sesi, dalga sesi, karakterli kadın sesi
En sevdiğim 3 tat : Profiterol, kuzu etiyle yapılmış pilav, bergamotlu siyah çay
En sevdiğim 3 koku : Çilek kokusu, kekik kokusu, karakterli kadın sesi
En sevdiğim 3 his : Aşık olmak, çok yorgun iken kendimi yatağa serbest bırakış, değer verildiğini hissediş
En sevdiğim 3 şehir : Londra, Moskova, Prag ( hala gidememiş olsam da )
Blog açma hikayem : Betusens ' in teşvikiyle oldu denilebilir.Yazan tanıdıklarım vardı Samsun'da.Bende o sıralar yazdığım yazıları facebook'ta yayınlarken "Hikayeden Blog" bana gel bizde de yaz dedi.Bende böylelikle ilk adımı atmış oldum bu mecraya.Arkasından neden ben de kendimce yazacağım kişisel bir blogum olmasın diyerek "Hayat Markajı" nı açtım.Amacım hayatı markaja almak ve o kesitleri yazıya farklı biçemlerde yansıtmaktı.Adını verirken diyalektik bir soru vardı zihnimde.Hayatmı beni markaja alacak, ben mi hayatı ?
Bazı soruların cevapları hep muğlaktır böyle.Olsun, şu an da burada yazmak, yeni insanları tanıyıp yeni sulara demir almak bile önemli bir kazanımdır benim ölçülerimde.Hayatı markaja almaya elimizden geldiğince çalışacağız.Buradan bi kitabı bi günde bitiren kız'( adını da öğrenebilirsek ) a bu mim'den dolayı tekrar teşekkür ederim.
6 Mayıs 2011 Cuma
Ayna'nın Arkası
İnsanların aslında birbirlerine söyleyecekleri hiçbir şey yoktur,karşılıklı olarak yalnızca kendi acılarını anlatırlar.Herkesin derdi kendine,dünyaninki hepimize.İnsanlar o acılarından kurtulmaya çalışırlar sevişme sırasında, onu ötekinin sırtına yıkarak, ama beceremezler tabi ve ne yaparlarsa yapsınlar, sonunda tüm acılarıyla baş başa kalırlar bir daha denerler, bir kez daha acılarını kakalamaya çalışırlar..
5 Mayıs 2011 Perşembe
Küçük Bir Çocukken(*)
Yüksek gökdelenler yapraksız ağaçlardı
Bir aşkın gölgesinde hayal kuran var mı?
Beni bekliyordu gerçekler ellerinde boş kafesler
Kalmadı mevsimler ve göçecek başka şehirler
Havada süzülüyorum yoktu konacak bir kader
Beni bekliyordu gerçekler ellerinde boş tüfeklerle
Bir aşkın gölgesinde hayal kuran var mı?
Beni bekliyordu gerçekler ellerinde boş kafesler
Kalmadı mevsimler ve göçecek başka şehirler
Havada süzülüyorum yoktu konacak bir kader
Beni bekliyordu gerçekler ellerinde boş tüfeklerle
4 Mayıs 2011 Çarşamba
Parola : Non-Stop
Dün akşam itibariyle İzmir'den Ankara'ya dönmüş bulunmaktayım.Geldikten sonra yazacak dermanım yoktu, duş alıp vurdum kafayı ve 10 saat uyumuşum.Uykuyu sevmeyen biri olarak yinede yol yorgunluğuna veriyorum bu kadar uyumayı.Neyse.Üç günlük İzmir macerası gerçekten iyi geçti.Öncelikle hava değişimine ne kadar ihtiyacım olduğunu bir kez daha fark ettim.İzmir'in atmosferi de zaten insanın yenilenmesine son derece katkı sağlayan bir yapıda her daim.Oralara yaz gelmiş zaten.Hava sıcaktı çoğunlukla.İnsanları mı ? Sormaya gerek yok.Muhteşemler.
Günler çoğunlukla gündüz Bornova, akşam Alsancak algoritması ile geçti.Her gece içtik tabiri caizse.Şansım varmış gittiğim gece evde rakı balık ziyafeti vardı.Alsancak'ta da cumartesi Tuğrul 'un doğum gününü kutladık.Orada da götürdük yine.Pazar da Tato'da içtik arkasından çimende devam ettik içmeye.Ayaklarımı körfeze uzatıp deniz kokusuyla birayı katık ettim desem yeridir.Ne özlemişim denizi.Samsun'dan ayrılıp Ankara'ya geldiğimden beri en özlediğim denizmiş meğer.
Bu İzmir kaçamağı iyi geldi bana.Tuğrul ile uzun uzun konuştuk.Sıkıntılara, saçmalıklara çareler ürettik elimizden geldiğince.Derin konularda son derece üst düzey çözümlemelerimiz de bizi bizden aldı nerelere götürdü hiç sormayın yazacak olsam bilgisayar isyan eder.Tuğrul'a katkılarından dolayı sonsuz teşekkür.İnsanın onun gibi bir dostunun olması gerçekten büyük bir kazanım.
Geçen hafta kuzenim Emre 'nin dediği gibi : "İzmir'den gel çalışmaları arttır.Non - stop mode on ." Adam haklı beyler.Bende bundan sonraki sürecin adını ona ithafen non stop koyuyorum.Bende hakkı var fazlasıyla.Bir bakıma da son derece gerekli bir yere vurgu yaptı.Kemerleri sıkı bağlamanın vaktidir efendim.
Günler çoğunlukla gündüz Bornova, akşam Alsancak algoritması ile geçti.Her gece içtik tabiri caizse.Şansım varmış gittiğim gece evde rakı balık ziyafeti vardı.Alsancak'ta da cumartesi Tuğrul 'un doğum gününü kutladık.Orada da götürdük yine.Pazar da Tato'da içtik arkasından çimende devam ettik içmeye.Ayaklarımı körfeze uzatıp deniz kokusuyla birayı katık ettim desem yeridir.Ne özlemişim denizi.Samsun'dan ayrılıp Ankara'ya geldiğimden beri en özlediğim denizmiş meğer.
Bu İzmir kaçamağı iyi geldi bana.Tuğrul ile uzun uzun konuştuk.Sıkıntılara, saçmalıklara çareler ürettik elimizden geldiğince.Derin konularda son derece üst düzey çözümlemelerimiz de bizi bizden aldı nerelere götürdü hiç sormayın yazacak olsam bilgisayar isyan eder.Tuğrul'a katkılarından dolayı sonsuz teşekkür.İnsanın onun gibi bir dostunun olması gerçekten büyük bir kazanım.
Geçen hafta kuzenim Emre 'nin dediği gibi : "İzmir'den gel çalışmaları arttır.Non - stop mode on ." Adam haklı beyler.Bende bundan sonraki sürecin adını ona ithafen non stop koyuyorum.Bende hakkı var fazlasıyla.Bir bakıma da son derece gerekli bir yere vurgu yaptı.Kemerleri sıkı bağlamanın vaktidir efendim.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)