Franz Kafka etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Franz Kafka etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

25 Kasım 2010 Perşembe

Şato İzlenimlerim

Franz Kafka’nın Şato ( Das Schloss) adlı kitabını birkaç hafta önce bitirdim ve bu kitapla ilgili bir şeyler yazma zorunluluğunu aşırı derecede hissetmekteyim. Bu durum okurken daha da belirginleşti ve yüzyıl önce yazılan bir kitabın günümüz ruhuna tutuğu ışık gerçekten son derece değerli benim açımdan.Kahramanımız Kadastro memuru K. dır

“Dönüşüm” gibi Şato da aslında belli katmanları oluşturan bir kitap. Kadastro memuru K. bir köye atanır, ardından köye kabul edilmesiyle ilgili kendi dışında olan bir sürü bürokratik engellerle karşılaşır. Bunları çözmek içinde şatoya ulaşmanın gerekliliğine inanır. Ancak şato görünür fakat bir türlü ona ulaşılamaz. Bazen yolları karla kaplı bazense şatoyu sisler perdelemiştir. Sürekli şatoya giden insanlarla iritbata geçmeye çalışır ama yinede bir adım ilerleyemez. Bu arada kaldığı otelde tanıştığı Frieda ile nişanlanır.Nişanlısı ise şatonun en üst kademesinde ki Klamm’dır ve Freida’nın eski sevgilisidir. Belki K.’nın Frieda için hissettikleri sırf şatoya ulaşabilme isteğinin bir yansımasıdır.

Okumaya dewam ederken şato yu devlet, bürokrası veya tanrı kavramlarıyla bütünleşiyor şeklinde izlenimlerim oldu. K. , şatoya hep ulaşmak ister ancak hep bir sorun olur. Bu da insanların etrafını saran her türlü maddi- manevi kafesleri temsil etmektedir.Kafka ;  ‘Kafesler kuş aramaya çıkmışlar’ diyerek bunu anlatmaya çalışıyor .İşin ilginç tarafı kadastrocu olarak atanmasına rağmen işini yapacak bir yer yoktur ve şatodan ona okul hademeliği yapması istenir.O da nişanlısı için bunu kabul etmek zorundadır.Üstelik köye kabul edilebilmek ve insanlar arasına karışabilmek onun amaçladığı bir hedeftir.Çünkü K. yalnız ve arayışlar içindedir.İstemeden de olsa bunları kabul eder. Şato, onun hep ulaşmak istediği, bu uğurda her şeyi yaptığı ancak ulaştıktan sonra da eline ne geçeceğini tam olarak bilemediği bir imge. Sürekli oluşan belirsizlikler bunları çözmeye çabalamak, etrafını ağ gibi saran katmanları bir türlü aşamayış. Bunlar yazarın altını çizdiği önemli kavramlar.

Şato’yu okurken günümüz yaşamıyla da oldukça bağlantılar kurdum. Kitap 90 yıl önce yazılmasına karşın bugünkü şehir yaşamı girdabındaki insanları çözümlemede oldukça başarılı. Örneğin, herkesin ulaşmak istediği maddi ve manevi kavramlar var. Bazıları çok yakın bazıları çok uzak. Bir çift göz uzaklığında fakat ulaşabilmek son derece karmaşık yolları öne sürmektedir. K. kadastrocudur, bu bana göre yaşamını ölçmek, analiz etmek ve yeniden tanımlamak gibi yorumlanabilir. Herkes kendi hayatının kadastrocusu, sınırları çizen hesaplayanıdır. Diğer yandan ise asıl mesleğini yapamaz ve topluma karışmakta zorlanır. Çalışması ve topluma kabulünü önemser. Şatoya ulaşıp her şeyi yeniden yoluna sokmak gerektiğine inanır.

Günümüzde ise şehir yaşamında insanlar kalabalıklar içinde yalnızlıklarıyla sıkıntılar çekmektedirler. Çevrede ulaşılmak istenen ulaşılamayan, başkalarının ulaştığını görüp kendini örseleyen  insan tipolojisi son derece yaygındır. Bu da kalabalıklar içinde yalnızlık ve  bunalım türü olayların oluşmasında önemli bir etkendir. Bir türlü hedeflenen noktaya gidemeyişler- çokça nedenlerle- çevrenin o noktaya ulaşana belli kişilere biçtiği değer hep bir yalnızlık üretmektedir ve sonunda kendine yabancılaşan insanların sayısı giderek artmaktadır.

Son olarak KAFKA’ nın ne kadar büyük bir yazar olduğunu bir kez daha görmekteyim. Yazdıkları 90 yıl sonra bile birçok kavramı analiz edebilmek için son derece ışık tutucu bir nitelikte .Onu ölümsüz yapacak en önemli meziyette olayları süzmedeki başarısı ve kendi içinde yaşadığı çelişkilerle savaşmayı en pür haliyle yazmasıdır.